In this study aimed at investigating dysfunctional attitudes among secondary school students in terms of some variables, we found that 0th-grade students had less dysfunctional attitudes than 0th and 0th-grade students. No significant difference was found between the students' DAS total score averages and other variables.
The findings obtained from this study may serve as a significant reference for pediatric nurses, psychiatric nurses, academicians, students, parents, educators, psychological counselors, the Turkish Ministry of National Education and the Higher Education Institution as to whether dysfunctional attitudes differ according to sociodemographic variables. It is recommendable that studies are conducted to evaluate the effect of cognitive behavioral group therapy and psychological counseling on reducing the dysfunctional attitudes of secondary school students. Also, it is recommendable that studies are conducted to evaluate the effect of family counseling therapy on dysfunctional beliefs. Moreover, subjects aimed at reducing students’ dysfunctional attitudes should be made part of educational curricula in all educational institutions, at all grade levels. Researchers are advised to conduct studies that will examine whether there is a difference between dysfunctional attitudes and parental maltreatment. Students may be in need of reducing their dysfunctional attitudes. Hence, there may be a need for intervention programs to reduce students’ dysfunctional attitudes.
Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin bazı değişkenler açısından işlevsiz tutumlarını araştırmak amacıyla, 0. sınıf öğrencilerinin 0. ve 0. sınıf öğrencilerine göre daha az işlevsiz tutuma sahip oldukları bulunmuştur. Öğrencilerin DAS toplam puan ortalamaları ile diğer değişkenler arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Bu çalışmadan elde edilen bulgular, işlevsiz tutumların sosyodemografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği konusunda çocuk hemşireleri, psikiyatri hemşireleri, akademisyenler, öğrenciler, veliler, eğitimciler, psikolojik danışmanlar, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumları için önemli bir referans olabilir. Ortaokul öğrencilerinin işlevsiz tutumlarını azaltmada bilişsel davranışçı grup terapisi ve psikolojik danışmanlığın etkisini değerlendirmek için çalışmalar yapılması önerilmektedir. Ayrıca, aile danışmanlığı terapisinin işlevsiz inançlar üzerindeki etkisini değerlendirmek için çalışmalar yapılması önerilmektedir. Dahası, öğrencilerin işlevsiz tutumlarını azaltmayı amaçlayan dersler, tüm eğitim kurumlarında, tüm sınıf seviyelerinde eğitim müfredatının bir parçası haline getirilmelidir. Araştırmacılara, işlevsiz tutumlar ile ebeveyn istismarı arasında bir fark olup olmadığını inceleyecek çalışmalar yapmaları tavsiye edilmektedir. Öğrencilerin işlevsiz tutumlarını azaltmaları gerekebilir. Bu nedenle, öğrencilerin işlevsiz tutumlarını azaltmaya yönelik müdahale programlarına ihtiyaç duyulabilir.