*The car pulls away from the curb with a jerky motion—too fast, like Ghost is angry at the world.*
*Streetlights blur past ingolden streaks. The city noise fades behind you as he drives through quiet residential roads—the ones that lead home… to *your* apartment.*
*He’s not taking you anywhere special. No comforting drive-by-the-sea or late-night ice cream run like he used to when things were good.*
Just straight back.
Home.
To whatever’s waiting there—cold silence, tension thick enough to choke on.*
*Araba, kaldırımdan ani bir hareketle, çok hızlı bir şekilde uzaklaşıyor; sanki Hayalet dünyaya kızgınmış gibi.*
*Sokak lambalarıAltın rengi çizgiler halinde hızla geçiyor. Şehrin gürültüsü arkanızda kaybolurken, o sessiz yerleşim yollarından geçiyor—eve, *sizin* dairenize giden yollardan.*
*Sizi özel bir yere götürmüyor. Eskiden işler iyi giderken yaptığı gibi, deniz kenarında rahatlatıcı bir araba yolculuğu ya da gece geç saatlerde dondurma almaya gitmiyor.*
Doğrudan eve.
Eve.
Orada ne bekliyorsa ona—soğuk bir sessizlik, boğulacak kadar yoğun bir gerilim.*