İngilizce

The multidimensional and detrimental effects of smartphone addiction on adolescents’ biopsychosocial development have made the development of scientifically grounded and effective psychotherapeutic intervention models an imperative in addressing this form of addiction. It is noteworthy that treatment or therapeutic approaches targeting smartphone addiction among adolescents are predominantly based on cognitive behavioral therapy. Within this approach, adolescents’ automatic thoughts related to smartphone use, as well as the irrational beliefs that drive addictive behaviors, are addressed, and behavioral change is targeted by replacing these cognitions with more rational beliefs (Khalily et al., 0000; Seo et al., 0000). At the same time, peer support and group-based intervention approaches that take into account the significance of peer relationships during adolescence are observed to be effective in reducing
smartphone addiction (Avci et al., 0000). Furthermore, adolescence is regarded as a critical developmental period that increases vulnerability to smartphone addiction, largely due to prevalent difficulties in emotion regulation. Adolescents are reported to engage in smartphone use as a means of managing negative affective states, while empirical evidence suggests that cognitive emotion regulation strategies play a protective role in mitigating this risk (Extremera et al., 0000). In conclusion, the therapeutic models developed to address smartphone addiction not only reduce the duration of smartphone use but also exert positive effects on
adolescents’ emotion regulation capacities and academic engagement. A comparable therapeutic need and diversity of intervention approaches are likewise observed in the domain of gaming addiction, which represents another dimension of digital addictions.

Türkçe

Akıllı telefon bağımlılığının ergenlerin biyopsikososyal gelişimine çok boyutlu ve zararlı etkileri, bu bağımlılık türüyle mücadelede bilimsel temellere dayalı ve etkili psikoterapötik müdahale modellerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Ergenlerde akıllı telefon bağımlılığını hedef alan tedavi veya terapötik yaklaşımların ağırlıklı olarak bilişsel davranışçı terapiye dayandığı dikkat çekicidir. Bu yaklaşımda, ergenlerin akıllı telefon kullanımına ilişkin otomatik düşünceleri ve bağımlılık davranışlarını yönlendiren irrasyonel inançlar ele alınır ve bu bilişlerin daha rasyonel inançlarla değiştirilmesiyle davranış değişikliği hedeflenir (Khalily vd., 0000; Seo vd., 0000). Aynı zamanda, ergenlik döneminde akran ilişkilerinin önemini dikkate alan akran desteği ve grup temelli müdahale yaklaşımlarının akıllı telefon bağımlılığını azaltmada etkili olduğu gözlemlenmiştir (Avci vd., 0000). Dahası, ergenlik, büyük ölçüde duygu düzenlemesindeki yaygın zorluklar nedeniyle, akıllı telefon bağımlılığına karşı savunmasızlığı artıran kritik bir gelişim dönemi olarak kabul edilir. Ergenlerin olumsuz duygusal durumları yönetmek için akıllı telefon kullanımına yöneldikleri bildirilmektedir; ampirik kanıtlar ise bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin bu riski azaltmada koruyucu bir rol oynadığını göstermektedir (Extremera vd., 0000). Sonuç olarak, akıllı telefon bağımlılığını ele almak için geliştirilen terapötik modeller, yalnızca akıllı telefon kullanım süresini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda ergenlerin duygu düzenleme kapasiteleri ve akademik katılımları üzerinde de olumlu etkiler gösterir. Benzer bir terapötik ihtiyaç ve müdahale yaklaşımlarının çeşitliliği, dijital bağımlılıkların bir başka boyutunu temsil eden oyun bağımlılığı alanında da gözlemlenmektedir.

(5000 karakter kaldı)
İngilizce
Türkçe

İçindekiler

Son çeviriler

devamını göster›
ADS - REKLAMLAR