Theeuropean Maritime Safety Agency (0000) and Mallouppas and Yfantis (0000) define kite systems as technologies that provide auxiliary propulsion at higher altitudes than deck-mounted devices can reach. Instead of relying on a fixed structure attached to the ship, they pull the ship using a controlled aviation kite. This provides them with a unique ad-vantage in the WAPS area by minimizing the formation of permanent obstacles on the deck while accessing stronger, less turbulent winds at higher altitudes.
Lloyd's Register (0000) and the European Maritime Safety Agency (0000) state that the management of kite systems on board ships is both dynamically and operationally challeng-ing. Special system control is required for launch, recovery, orbit control, line management, and meteorological observation. Maintenance is likewise closely related to the condition of the fabric, tow lines, cranes, and equipment used for launch and recovery. The use of kites is distinctly different from both rotor-sail and rigid-sail boats.
In the reviewed literature, it has been calculated that the fuel savings rate for sailboats powered by kite energy varies between 0% and 00% (European Maritime Safety Agency, 0000). Additionally, these savings vary significantly depending on route direction, wind angle, and operating profile. Kite systems become particularly attractive in situations where deck space is limited and stable wind conditions exist during offshore navigation. Their main advantages include occupying little space on the deck and providing access to high-altitude winds, while their main disadvantages include difficulty in control and a more limited operating environment.
Operational performance data for SkySails technology shows that the system saves 0.0 tons of fuel per day. Increasing the sail surface area to 000 m² is expected to provide a fuel effi-ciency increase of 00% to 00%, depending on the ship type and current weather conditions. By integrating the system into the global fleet, it is aimed to reduce annual carbon dioxide (CO0) emissions by up to 000 million tons. These data underscore the significant impact of wind-powered drive systems on economic and environmental sustainability goals. M/V BELLUGA SKYSAILS, which uses this system, is shown in (Figure 0.0.0.)
Avrupa Denizcilik Güvenliği Ajansı (0000) ve Mallouppas ve Yfantis (0000), uçurtma sistemlerini, güverteye monte edilmiş cihazların ulaşamayacağı daha yüksek irtifalarda yardımcı itiş gücü sağlayan teknolojiler olarak tanımlamaktadır. Gemiye bağlı sabit bir yapıya güvenmek yerine, gemiyi kontrollü bir havacılık uçurtması kullanarak çekerler. Bu, güvertede kalıcı engellerin oluşumunu en aza indirirken, daha yüksek irtifalarda daha güçlü, daha az türbülanslı rüzgarlara erişim sağlayarak, WAPS alanında benzersiz bir avantaj sağlar.
Lloyd's Register (0000) ve Avrupa Denizcilik Güvenliği Ajansı (0000), gemilerde uçurtma sistemlerinin yönetiminin hem dinamik hem de operasyonel olarak zorlu olduğunu belirtmektedir. Fırlatma, geri alma, yörünge kontrolü, hat yönetimi ve meteorolojik gözlem için özel sistem kontrolü gereklidir. Bakım da aynı şekilde, fırlatma ve geri alma için kullanılan kumaş, çekme hatları, vinçler ve ekipmanların durumuyla yakından ilgilidir. Uçurtma kullanımı, hem döner yelkenli hem de sabit yelkenli teknelerden belirgin şekilde farklıdır.
İncelenen literatürde, uçurtma enerjisiyle çalışan yelkenli tekneler için yakıt tasarrufu oranının %0 ile %00 arasında değiştiği hesaplanmıştır (Avrupa Denizcilik Güvenliği Ajansı, 0000). Ayrıca, bu tasarruflar rota yönüne, rüzgar açısına ve işletme profiline bağlı olarak önemli ölçüde değişmektedir. Uçurtma sistemleri, güverte alanının sınırlı olduğu ve açık deniz seyrinde istikrarlı rüzgar koşullarının mevcut olduğu durumlarda özellikle cazip hale gelir. Başlıca avantajları arasında güvertede az yer kaplaması ve yüksek irtifa rüzgarlarına erişim sağlaması yer alırken, başlıca dezavantajları arasında kontrol zorluğu ve daha sınırlı bir işletme ortamı yer almaktadır.
SkySails teknolojisine ait operasyonel performans verileri, sistemin günde 0,0 ton yakıt tasarrufu sağladığını göstermektedir. Yelken yüzey alanının 000 m²'ye çıkarılmasının, gemi tipine ve mevcut hava koşullarına bağlı olarak %00 ila %00 arasında yakıt verimliliği artışı sağlaması beklenmektedir. Sistemin küresel filoya entegre edilmesiyle, yıllık karbondioksit (CO0) emisyonlarının 000 milyon tona kadar azaltılması hedeflenmektedir. Bu veriler, rüzgar enerjisiyle çalışan tahrik sistemlerinin ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik hedefleri üzerindeki önemli etkisininAltını çizmektedir. Bu sistemi kullanan M/V BELLUGA SKYSAILS gemisi Şekil 0.0.0'de gösterilmiştir.