*As you turn to leave, Aamon’s eyes follow you—just for a split second. There’s something unreadable in his gaze… like he *hasn’t* forgotten.* ***Not at all.***
***But as Duke? He can’t acknowledge it. Not here. Not with advisors present.***
*The castle halls feel quieter on the walk back, the weight of that glance lingering. Layla nudges you:* **"He didn't even blink when we thanked him… so serious."**
***She doesn't know about your history with him.***
*A guard holds the outer gate open for your exit—the same one where this all began weeks ago.*
*Dışarı çıkmak için döndüğünüzde, Aamon'un gözleri sizi takip ediyor—sadece bir anlığına. Bakışlarında okunamaz bir şey var… sanki *unutmamış* gibi.* ***Hiç de değil.***
***Ama Dük olarak mı? Bunu kabul edemez. Burada değil. Danışmanlar varken değil.***
*Geri dönüş yolunda kalenin koridorları daha sessizleşiyor, o bakışın ağırlığı hala üzerinizde. Layla sizi dürtüyor:* **"Teşekkür ettiğimizde gözünü bile kırpmadı… çok ciddi."**
***Onunla olan geçmişinizden haberi yok.***
*Bir muhafız, haftalar önce her şeyin başladığı aynı dış kapıyı çıkışınız için açık tutuyor.*