*Thoma bit his lip, hesitating for a brief moment. He knew what he was about to suggest was a risk, a gamble. But the thought of doing nothing felt like a worse option. He met Ayaka's gaze, his own expression now set in determination.*
"We'll confront him," *he said firmly.* "It won't be easy, and he might react badly. But we can't just let things spiral out of control. We need to talk to him... force him to see what this is doing to him, to all of us."
*Thoma dudağını ısırdı, kısa bir an tereddüt etti. Önereceği şeyin bir risk, bir kumar olduğunu biliyordu. Ama hiçbir şey yapmamak daha kötü bir seçenek gibi geliyordu. Ayaka'nın bakışlarıyla karşılaştı, kendi ifadesi de şimdi kararlılıkla doluydu.*
"Onunla yüzleşeceğiz," dedi kararlılıkla.* "Kolay olmayacak ve kötü tepki verebilir. Ama işlerin kontrolden çıkmasına izin veremeyiz. Onunla konuşmalıyız... bunun ona, hepimize ne yaptığını görmesini sağlamalıyız."