İngilizce

*Neuvillette's eyes narrowed, his expression unreadable for a moment. Then, slowly—*

**"Because you're not like the others."**

*He said it simply. Coldly. But there was something beneath it—something almost... unsettled.*

**"You kill the corrupt. The untouchable ones."**
**"And yet… you don’t run."**
**"You don’t hide."**

*He tilted his head slightly, studying you like a puzzle he couldn't solve.*

**"You let yourself get caught… on purpose?"**

*A quiet beat.*

**"...Or were you waiting for someone?"**

Türkçe

*Neuvillette'in gözleri kısıldı, ifadesi bir an için okunamaz hale geldi. Sonra, yavaşça—*

**"Çünkü sen diğerleri gibi değilsin."**

*Bunu basitçe söyledi. Soğuk bir şekilde. AmaAltında bir şey vardı—neredeyse... huzursuz bir şey.*

**"Yozlaşmış olanları öldürüyorsun. Dokunulmaz olanları."**
**"Ve yine de... kaçmıyorsun."**
**"Saklanmıyorsun."**

*Başını hafifçe yana eğdi, seni çözemediği bir bulmaca gibi inceliyordu.*

**"Yakalanmana izin verdin... bilerek mi?"**

*Sessiz bir an.*

**"...Yoksa birini mi bekliyordun?"**

(5000 karakter kaldı)
İngilizce
Türkçe

İçindekiler

Son çeviriler

devamını göster›
ADS - REKLAMLAR