Chronic kidney disease (CKD) has been recognized as a leading public health problem worldwide. The global estimated prevalence of CKD is 00.0% (00.0-00.0%), and patients with end-stage kidney disease (ESKD) needing renal replacement therapy is estimated between 0.000 and 0.000 million. Through its effect on cardiovascular risk and ESKD, CKD directly affects the global burden of morbidity and mortality worldwide. The global increase in this disease is mainly driven by the increase in the prevalence of diabetes mellitus, hypertension, obesity, and aging. But in some regions, other causes such as infection, herbal and environmental toxins are still common. The large number of deaths for poor access to renal replacement therapy in developing countries, and also large increase of patients with ESKD in future, will produce substantial financial burden for even the most wealthy countries. Cost-effectiveness of preventive strategies to reduce the disease burden should be evaluated in relation to the local economic development and resource. Strategies reducing the cardiovascular risk in CKD still need further evaluation in large trials especially including patients with advanced kidney disease or end-stage kidney disease.
Kronik böbrek hastalığı (KBH), dünya çapında önde gelen bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. KBH'nin küresel tahmini yaygınlığı %00,0 (%00,0-00,0) olup, böbrek yetmezliği (ESKD) nedeniyle böbrek replasman tedavisine ihtiyaç duyan hasta sayısı 0,000 ile 0,000 milyon arasında tahmin edilmektedir. KBH, kardiyovasküler risk ve ESKD üzerindeki etkisiyle, dünya çapındaki morbidite ve mortalite yükünü doğrudan etkilemektedir. Bu hastalığın küresel artışı, esas olarak diyabet, hipertansiyon, obezite ve yaşlanmanın yaygınlığındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Ancak bazı bölgelerde enfeksiyon, bitkisel ve çevresel toksinler gibi diğer nedenler de hala yaygındır. Gelişmekte olan ülkelerde böbrek replasman tedavisine erişimin yetersizliğinden kaynaklanan çok sayıda ölüm ve gelecekte ESKD'li hasta sayısındaki büyük artış, en zengin ülkeler için bile önemli bir mali yük oluşturacaktır. Hastalık yükünü azaltmaya yönelik önleyici stratejilerin maliyet etkinliği, yerel ekonomik kalkınma ve kaynaklarla ilişkili olarak değerlendirilmelidir. Kronik böbrek hastalığında kardiyovasküler riski azaltmaya yönelik stratejilerin, özellikle ileri böbrek hastalığı veya son dönem böbrek hastalığı olan hastaları da içeren büyük çaplı çalışmalarda daha fazla değerlendirilmesi gerekmektedir.